Uzmanlaşma
Ortaçağ'da, keşişlere arkadaşlık etmesi, ama aynı zamanda onları koruması için manastırlarda da köpek yetiştirildi. Örneğin, Belçika Ardenleri'ndeki St. Hubert Manastırı'nın keşişleri Bloodhound (koku alma duyusu çok güçlü bir tazı) ürettiler. Aynı şekilde, güvenilir kaynaklara göre, Alman çoban köpeği manastırları haydutların saldırılarından koruyabilecek yeteneklere sahip bir köpek isteyen keşişlerin yetiştirdikleri cinslerden türedi.
Gene bu dönemde av köpekleri ile ilgili, ilk kez gerçek anlamda bir uzmanlaşma başladı. Pointer ve Setter gibi bazı av köpekleri avı araştıracak şekilde yönlendirildiler; Koku duygusu gelişmiş tazılar erkek geyikleri kışkırtıp yerlerini belirtmek için kullanıldılar; Greyhound tipi köpekler iz sürmede kullanıldılar; Molossus'lar ise bizon ve ayılara saldırı amacıyla diğerlerinden ayrı tutuldular. Kunduz köpeği denilen küçük köpekler de bu sırada tilki ve vahşi tavşanların inlerine toprağı kazıp ulaşacak şekilde eğitildiler. İlk terrierler de bu dönemde çıktı.
Büyük Tatar Hanı'nın beş bin köpeklik bir sürüyle nasıl ava çıktığını anlatan gezgin Marco Polo'nun öykilerinde de yer aldığı gibi, zengin feodal lordlar, bin, bin beş yüz kadar tazının eşlik ettiği av partilerine, soylu arkadaşlarıyla katılırlardı.
I. Elizabeth'in askerleri, en az sekiz yüz köpekten oluşan bir güçle İrlanda'lı isyancılara karşı savaştılar; Zırhlarla, sivri uçlu demirlerle donatılan köpekler, Amerika'yı işgal eden İspanyol'lara kitle halinde eşlik etti.
Sivil ve askeri hayatta, sporda köpekler daha da önem kazandı. Daha o zaman köpek bakımı üzerine yazılmış kitaplar vardı. Bu kitaplarda avdan yorgun dönen köpeklerin sıcak tutulması, tahtadan yapılmış beslenme kaplarının daima temiz olması, tüylerinin her gün fırçalanması hakkında tavsiyeler vardı; Uygun beslenme ve deniz banyoları sayesinde, köpeklerde görülen egzamaların iyileştirilmesi gibi konularda bilgiler veriliyordu.
Ortaçağ'da veteriner bilimi ile ilgili taslak halinde görüşler de vardı. Öte
yandan, köpekler deneysel olarak insan hastalıkları tedavisinde de kullanıldılar.
Beyaz bir köpekten alınan kanın deliliği iyileştirdiğine, siyah bir köpekten
alınan kanın ise gebe kadınların doğum sancılarını azallattığına inanılıyordu.
Veterinerlik ve cerrahlık konusunda Avrupa'ya ulaşan ilk bilgiler Arap biliminden
geldi.