Savaş ve Barış
Yirminci yüzyılın ilk yıllarında köpeğin itibarı yüksek bir noktada idi. Ayrıca köpeğin, köpek gösterilerinde, aile hayatında, ordu birliklerinde, savunma, mhafızlık, çobanlık ve avcılık gibi büyük önem taşıyan bütün alanlarda belirli rolü vardı. Köpek imgesi, aynı zamanda, şans oyunlarında, ahşapoymacılığında, oyuncaklarda, tebrik kartlarında, ticari markalarda, reklamcılıkta ve hanedan armalarında da görüldü. Bu bakımdan, Ortaçağ'dan beri av köpeklerinin, Greyhound'ların, Mastiff'lerin ve Gret Danes'lerin bütün büyük ailelerin armalarında şerefli bir yer işgal ettiği unutulmamalıdır. Köpekler, karanlık çağlarda ve Rönesas'da güzel av ve savaş sembolleri oluşturup, önemli sanat dallarına konu olmuşlardır.
Geçmişte olduğu gibi savaş bir kez daha köpeklerin imha edilmesine yol açtı.
Yoksulluk ve sefalet zamanları, insanlar dışındaki yaratıkların beslenmesine
izin verilmez. 1871'de Paris Prusya'lılar tarafından kuşatıldığında sadece köpekler
değil, atlar, kediler, kuşlar ve fareler de Fransız başkentinde yok oldular.
Aynı şekilde, iki Dünya Savaşı sırasında da çok sayıda köpek öldü ya da evlerini
ve efendilerini kaybetti. Savaş zamanlarında köpekler, ordu saflarında kullanılmalarının
yanısıra en yoksul insanların, ayrıca cephedeki askerlerin ve tutsakların yakın
dostları olmayı sürdürmüşlerdir. 1943'de Rusya'daki büyük geri çekiliş sırasında,
kaçan askerlerin arasında en kötü zamanlarda bile önlerinde bir kabuk ekmek
atanları terk etmeyen sıradan köpekler vardı.