Beşbin Yıllık
Köpeğin fizksel varoluşu ve daha öenmlisi toplumsal işlevi hakkında belirli bilgilere sahip olmak için, insanın onun görünüşünü resmettiği ya da onu kendi ideogramları içinde betimlediği zamana kadar beklemek gereklidir. İnsanlık tarihinin geniş spektrumu içinde insan, uzun bir süre Canis Familiaris'ten kesinlikle söz etmemiştir.
Ne vark ki, başlangıçta Prehistorik ressamlar avlanma ve iştah ile ilgili duyguları hatırlatan hayvanlardan esinlendiler. Süsledikleri mağaralarda, geyik, bizon, yaban domuzu ve ren geyiği resimleri bulunur. Ancak bu resimlerde köpek ihmal edilmiştir. Muhtemelen o sırada köpek ev halkının dostu idi ve günlük hayatta sanatçılara esin veremeyecek kadar sıradan bir unsurdu. Ancak öteki sanatlar gibi, Prehistorerik denilen sanat da, ele aldığı konular bakımından bir evrim geçirdi ve nihayet ressamlar çakal ve sırtlanı resmetmeye başladılar. İlk köpek resmi M.Ö. 4500 yıllarında göründü. Resimdeki köpek doğal olarak avcıya yardım etme eyleme içinde idi, fakat estetik çizgileri günümüzde bilinen köpek cinslerinin hiç birine benzemiyordu. Bu en eski dönemlerin sanatında görülenler sadece av köpekleri değildi; Dört ya da beş yüzyıl önce yapılan bir bıçağın kabzasında, tasmalı bir köpeği gösteren çizgiler yer almaktaydı. Bu çizgiler köpeğin muhafız olarak da kullanıldığını gösteren ilk gerçek kanıt olabilir.
Firavunlar döneminin Mısır sanatı, köpek severler için, günümüzdeki cinslere
benzeyen ilk köpek imgeleri taşımak gibi bir özelliğe sahiptir. Bu resimlerde
bir kez daha tazıları ve kısa boylu, eğiri bacaklı bir cins köpeği (Dachshund)
görebiliriz. Sonraları, muhtemelen Doğu'dan getirilen çoban köpekleri, Mastiff'ler,
daha sonra da tazılar (Greyhound'lar), görüldü. Akdeniz ve Orta Avrupa'da her
türlü malın ticaretini yapan meşhur tüccarlar, Fenikeli'ler, Mısır, Roma ve
Atina'da yeni köpeklerin ortaya çıkmasında büyük rol oynadılar.