Kuduz

Distemper, kanlı ishal, hepatit ve leptospirosis köpeklerde görülen ama insanlara bulaşmayan hastalıklardır. Oysa sonuncu hastalığın nadiren de olsa insanlara bulaştığı bilinmektedir. Bu nedenle insanlar kuduzla daha çok ilgilenmişlerdir. Kuduz, köpeklerin ve öteki memelilerin yanı sıra insanlara da bulaşabilir. Kuduz ısırma yoluyla geçer, bu nedenle esas olarak savunma amacıyla ısırma alışkanlığı olan etoburları etkiler. Bununla birlikte kuduz virüsü atlara, ineklere ve domuzlara da bulaşabilir.

Haftalar süren kuluçka döneminden sonra kuduz virüsü sinirler yoluyla beyne ulaşır ve burada hücre bozukluğuna yol açar. Kuduz hastalığına hidrofobi (su korkusu) de denir, çünkü hastalık nedeniyle, başka şeylerin yanı sıra dilin felç olması hayvanın su içmesini imkansız hale getirir. Hayvan su içemediği için huzursuzdur suya kızar ve saldırır.

Pek çok ülkede köpeklerin kuduza karşı aşılanması zorunludur. Özellikle köpeğiniz eğer büyük ölçüde kuduz taşıyıcıları olan tilkilerle dolu bölgelerde bulunuyorsa bu yükümlülüğü ihmal etmek kötü sonuçlara yol açabilir. Birleşik Devletler, İngiltere, İsveç ve Danimarka gibi ülkelerde, kuduz hastalığı neredeyse tamamen önlenmiştir; bu nedenle başka ülkelerden gelen köpekler altı ay kadar karantinada tutulur.

Isırık yarasının beyne yakınlığı, virüsün beyne ulaşması açısından önemlidir. Yara, beyin bölgesine yakın ise en kısa sürede hekime başvurulmalıdır. Diğer bölge ısırıklarında bu süre 0-36, en fazla 72 saat içinde olmalıdır.
Sağlam derinin yalanması önemli değildir. Ellerin derhal sabunlu su ile yıkanması gereklidir.
Elde yara varsa derhal sabun ile temizlenmelidir.
Derin yaralara bulaşmış kuduz hayvanın salyası görülüyor ise derhal pasif bağışıklık için yara içi serum ve kas içi aşı önlemi de alınmalıdır.
Çıplak deride, derinin sıyrılmasıyla olan kanamalı ısırıklarda yara sabunlu su ile temizlenir, dezenfektan, tentürdiyot sürülür, serum ve aşı programı uygulanır.

Köpekler kuduz virüsünün taşıyıcısı değildir. Köpek, bir kuduz hayvan tarafından ısırıldığı zaman kuduza yakalanır. Eğer köpek aşılı ise korunabilir. Isırılınca hemen aşısı yapılır ve yara dezenfekte edilecek olursa, köpek de müşahade altına alınırsa, kurtulabilir. Sağlam bir köpekte kuduz virüsü kesinlikle bulunmaz.
Kuduz virüsü (köpek kuduz bir hayvan tarafından ısırıldıktan sonra) köpeğin beynine ulaştığı zaman beyin iltihabı gelişir. Kuduz virüsü beyne yerleştikten sonra salyada bol oranda virüs bulunur ve salya aracılığıyla etrafa saçar. Bu dönemde köpek insanı ısırırsa, salya ile virüsü ısırık yerine bırakır. Kuduz köpek, ne sahibini ne de yanına yaklaşan kişileri tanır. Saldırgan olur. Köpekte kuduz hastalığının klinik belirtileri köpek gençlik hastalığı ile karıştılır.
Bu nedenle her köpekte kuduz virüsü bulunur, taşıyıcıdır demek yanlıştır.
Isıran köpek kuduz değilse 10 günlük müşahade sonrası serbest bırakılmalıdır, ve ısırılan insana yapılan aşı kesilmelidir. Çünkü kuduza yakalanmış bir köpek en geç 10 günde kesinlikle ölecektir. Ölmez ise kuduz değildir.

Pendik Vet. Kont. Araş. Ens. raporlarına göre (bu kurum kuduz teşhisinde en önemli ve uzman kuruluştur)
1990'da %82,
1995'te %81,
1997'de 198 şüpheli köpekte %77,
1998'de 194 şüpheli köpekte %82,
1999 şüpheli 300 köpekte %82 oranında kuduz müspet çıkmıştır.
Her yıl İstanbul'da ısırılan insan sayısı 20.000 dolaylarındadır. Geçtiğimiz yıllarda da kuduzdan ihmalkarlık sonucu insan ölümleri olmuştur. Sağlık Bakanlığı verilerine göre son 10 yılda 12 insan kuduzdan ölmüştür. 2000 yılında 3 ölüm olmuştur.