Veteriner Tarihçesi

Askeri Veteriner Okulunun Kuruluşu
Osmanlı İmparatorluğunda 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başlarındaki ıslahat hareketleri içersinde, batı usülü okulların açılması önemli bir yer tutar. Bu bağlamda, Harp Okulu, Tıp ve Mühendis okulları açılır. Ancak zaman içerisinde, gerek ordu ve gerekse geçimini tarım ile sağlayan halkın elindeki hayvanların kötü durumu, batı anlayışı ile eğitim-öğretim veren bir Veteriner Okulunun da açılışını zorunlu hale getirir. Özellikle, Osmanlı Ordusunun en önemli, hareketli ve vurucu unsuru olan atların sağlığı, askeri başarıları da etkileyen temel öğelerden biridir. Bunların sonucu olarak, Padişah Abdülmecit döneminde, bir "Askeri Veteriner Okulu" kurulması yolunda çalışmalar başlatılır. Bu amaçla 1841 yılında, Prusya'dan bir Askeri Veteriner Hekim getirtilerek onun yönetimi altında İstanbul'da bir Askeri Veteriner Okulu kurulmasına karar verilir ve bu durum Prusya'ya bildirilir.

Bunun üzerine, Prusya'da, dönemin Genel Topçu Müfettişi olan Prens August, emrindeki birliklerde görev yapan veteriner hekimlere; iyi şartlarda ve en az üç yıllık bir süre için, İstanbul'a tayinlerini gönüllü olarak isteyen bulunup bulunmadığı sorusunu içeren bir genelge yayınlar. Bu teklifi tek kabul eden ise "Godlewsky" adında bir askeri veteriner hekim olur. Godlewsky, 1834 yılında Berlin Veteriner Okulu sınavlarını verdikten sonra, Dusseldorf'da üçüncü sınıf veteriner hekim olarak çalışmaya başlamış ancak, 1837 yılında birçok nedenlerden ötürü Berlin'deki Saray Muhafız Topçu Kıtasına naklini istemiştir. Berlin'de, devlet sınavlarını vererek birinici sınıf veteriner hekimliğe yükselmiş ve buradaki yararlı çalışmalarından ötürü kendisine "Brigade Rosarzt" (Tugay At Hekimi) ünvanı verilmiştir.

Godlewsky, Osmanlı İmparatorluğuna gitme kararı verdikten dört hafta sonra yola çıkarak, 1841 yılı Ekim ayı ortalarında İstanbul'a ulaşır. Godlewsky' ye İstanbul'da; bir veteriner okulunun kurulması ve bu okulun yönetimi ile bu okula, birliklerden gönderilecek genç askerlerin, at hastalıkları konularında yetiştirilmesi görevleri verilir. Godlewsky bundan başka, iki topçu alayı ile üç süvari alayındaki atların tedavisi görevini de üstlenir. Kendisine iki büyük oda verilir ki Godlewsky bu odalardan birini dershane, diğerini ise eczane olarak kullanacaktır.

Godlewsky'nin önderliğinde birkaç aylık bir hazırlık döneminden sonra, 1842 yılı başlarında, yurdumuzda ilk olarak, bilimsel anlamda eğitim-öğretim veren askeri amaçlı veteriner okulunda dersler başlar. Öğrenimde başlangıçta önemli güçlüklerle karşılaşılır. İlk dönemde dersler bir çevirmen aracılığı ile verilir. Çevirmen önce Godlewsky'nin anlattıklarını not almakta, aldığı notları Godlewsky'ye okuyarak düzelttirdikten sonra bu notları ancak öğrencilere yazdırabilmektedir. Godlewsky öğrencilere öğretilenlerin yanlış olmaması için, ders konuları hakkında hiçbir bilgisi olmayan çevirmenin notlarını, kendisi kontrol etmeden, öğrencilerin yazmasına izin vermemektedir. Bir süre sonra Godlewsky Türkçe öğrenir ve dersleri çevirmensiz vermeye başlar.Yazdırılan notların öğrencilerce ezberlenmesi zorunludur.

Öğretimde, Anatomi ve Şirurji'ye çok önem verilmesine rağmen, öğrencilerin çekingenlikleri nedeniyle bu dersler iyi yapılamamıştır. Çeşitli organların birbirleriyle olan ilişkileri ile sık rastlanılan hastalıkların patolojileri ve en önemli ilaçların öğretildiği derslerde ayrıca nal teknikleri de verilmektedir. Sonuçta, 1842 yılında ve 12 öğrenci ile başlayan birinci devre 1845 yılında sona ermiştir. Bu üç yıllık ilk devreyi başarıyla tamamlayarak mezun olan 12 öğrenciden en çalışkan olan üç öğrenci, generaller huzurunda sınava alınarak, dört ay süre ile denenmek üzere birer askeri alaya gönderilmişlerdir. Geriye kalan öğrenciler ise, dokuz ildeki birliklere dağıtılmış ve haklarında başka bir bilgi edinilememiştir.

Godlewsky başkanlığında 1845 yılında başlayan ikinci devre için, okula 32 öğrenci gönderildiyse de, bunlardan 15'i okuma yazma bilmediklerinden öğretime kabul edilmemişlerdir. Türk, Ermeni, Arap, Arnavut gibi uluslara mensup olan ve öğretime kabul edilen 17 öğrenciye ise, günde iki saat teorik dersten sonra, hasta başında uygulamalı dersler verilir. Ancak, öğrencinin yabancı dil bilmeyişi de dahil bir dizi güçlük varlığını sürdürmektedir. İkinci devre eğitim-öğretimi de 1848 yılında bitiren Godlewsky yurduna geri döner.

Üçer yıllık iki devre halinde ve iki kez tekrarlanan öğrenim, 1849 yılından itibaren o yıllarda Maçka Kışlasında bulunan, Harp Okulunda verilmeye başlanır. Bu arada, Harp Okulunda kurulan ilk veteriner sınıflarının öğrenim süresi de, üç yıldan dört yıla yükseltilir. Godlewsky yerine de, Fransa'dan Sekizinci Süvari Alayının Birinci Veteriner Hekimi Dubroca İstanbul'a getirtilir. Dubroca da tıpkı Godlewsky gibi, hem orduya ait atlarda sağlık kontrolu yapacak, hem de okulda dersler vererek Veteriner Hekim yetiştirecektir. Aynı yıl, Harp Okulu Süvari Sınıfı'ndan birincilikle mezun olan Mehmet Refet (Paşa), Dobroca'ya çevirmenlik yapmakla görevlendirilir.

Üç yıldan dört yıla çıkarılan okulun ilk yılında öğrencilere; Matematik, Kimya, Fizik, Botanik, Anatomi, 2. yılında; Kimya, Fizik, Fransızca, Botanik, Anatomi, Fizyoloji ve At Eşkali, 3. ve 4. yıllarıında ise; Klinik Dersleri okutulur. Bu mesleki dersler dışında öğrenciler; Süvarilik Dersleri de almışlar ve mezun olanlara hem Veteriner Hekim hem de Süvari Subayı diplomaları verilmiştir. Bu şekilde okulu bitirenler orduda Binbaşı rütbesine kadar Veteriner Hekim, ondan sonra ise Süvari Subayı olarak görev almışlardır.

Osmanlı-Rus Savaşı'nın 1853 yılında başlamasıyla beraber, Harp Okulu'na Osmanlıların müttefiki olan Fransız askerleri yerleştirildiğinden, Askeri Veteriner Okulu Taşkışla'ya taşınır. Bu arada okula, 1854 yılında Fransa'dan çeşitli eğitim-öğretim malzemeleri gönderilir. Okulun mezunlarından Ahmet ve Osman iyi derecede Fransızca bildiklerinden muallim muavini olarak okulda bırakılırlar. Onların katılımıyla öğretim kadrosu biraz daha genişler. Dubroca'nın 1858 yılındaki ölümü üzerine, yine Fransa'dan Lewis getirilir ve onun yönetimi altında öğrenime devam edlilir.

Askeri Okullarda eğitim-öğretime büyük önem verilir. Bazen sınavlar Padişahın huzurunda yapılır. Nitekim, 1866 yılında yapılan veteriner sınıflarının sınavında, Padişah Abdülaziz ve konuğu Prens Napoleon' da hazır bulunur. Yine bu yıl George adında bir veteriner hekim daha öğretim için İstanbul'a getirtilir.

Ancak, askeri veteriner hekimlerin orduda binbaşı rütbesine kadar kendi mesleklerinde çalıştıktan sonra, daha yüksek rütbeleri süvari subayı olarak alabilmeleri, askeri veteriner hekimlerin asıl meslekleri olan veteriner hekimliğe önem vermemelerine neden olur. Buna karşı bir tedbir olarak, 1873 yılında veteriner sınıfları, harp subayı sıınıfından ayrılarak Galatasaray'da öğrenim yapan Askeri Tıp Okuluna nakledilirler. Burada da yer darlığından dört yıl süre ile bir tek dershanede ders görürler. Askeri Tıp Okulu 1877 yılında Sarayburnu Gülhane'deki büyük binaya taşıınınca, veteriner sınıfları da ayrı ayrı dershanelere sahip olurlar. Ders Nazırı da ilk mezunlardan General Ahmet'tir.

Bu arada, 1884 yılında Belçika'dan Dezutter adlı bir veteriner hekim getirtilir ve Taksim'de bir "Ameliyat Mektebi" kurulur. Subay olarak mezun olan veteriner hekimler, buraya bir yıl süre ile devam ettikten sonra, yüzbaşı rütbesi ile orduda görev başı yaparlar.

Veteriner Sınıfları 1888 yılında tekrar Harp Okulu'na nakledilir. Veteriner Sınıfları ders nazırlığını 1890 yılında Yarbay Daniş, Klinik Dersleri öğretimini Dezutter ve onun tercümanlığını ise Binbaşı Minas yürütür. O yıl birinci ve ikinci sınıflardaki veteriner öğrencileri arasında bir sınav açılır ve kazanan dört kişi Alfort Veteriner Okulu'na gönderilir. Beş yıl sonra yani 1895 yılında bu dört veteriner hekim Alfort Veteriner Okulundan başarıyla mezun olarak yurda dönerler ve okulda görev alırlar. Bu şekilde, Tıp Okulu öğretim kadrosuyla sürdürülen eğitim-öğretim dönemi sona erer. Yeni mezun genç veteriner hekimlerden oluşan öğretim kadrosu ile eğitim çok daha verimli olacaktır.

Bunu izleyen on yıl süre ile yani 1905 yılına değin, veteriner sınıfları Harp Okulu ile birarada bulunmaya devam ederler. Ancak 1905 yılında ani bir kararla, Askeri Veteriner Okulu, Haydarpaşa semtinde yeni yapılan Tıp Okulu binalarının bir bölümüne nakledilir. Tıbbi öğretime hazırlık yapan İdadiler de 1909 yılında kapatılınca, ancak sivil liselerden gelen öğrenciler bir yıl askerlik yaptıktan sonra, veteriner okuluna girmeye hak kazanırlar.Veteriner Sınıfları yine ilk olarak 1909 yılında, kendi başlarına bir okula sahip olurlar. Bina yine Haydarpaşa'da bugün hastane olan binadır. Ancak burası biraz dar olduğundan, Selimiye'deki Kuduz Hastanesinin bulunduğu bina boşaltılır ve okul oraya taşınır. Klinik uygulamaları için de Selimiye'deki topçu Alayının hayvanlarından faydalanılır.

Sivil Veteriner Okulunun Kuruluşu
O yıllarda yurdumuzda yalnızca askeri veteriner hekimlerin bulunması ve bunların ordu içerisinde görev almaları, halkın elinde bulunan ve ekonomik değeri büyük olan hayvanları salgın hastalıklar karşısında çaresiz bırakmaktadır. Halk, hasta hayvanlarının problemlerini çözecek sivil veteriner hekimlere büyük gereksinim duymaktadır. Askeri Veteriner Okulu Öğretim Heyeti de bu ihtiyacı duyduğundan, ülkenin bu önemli sorununa çözüm getirebilmek amacıyla, Tıp Okulu Öğretim Heyeti ile birlikte bir komisyon oluşturarak, askeri veteriner sınıflarına öğrenci alınması yolunda girişimlerde bulunur. Bu komisyonun teklifleri 1881 yılında karara bağlanarak, askeri veteriner sınıflarına sivil öğrenciler de alınmaya başlanır. Ancak yine bu da ülke gereksinimini karşılamaktan uzaktır.

Veteriner Hekim Yarbay Mehmet Ali Bey ise; daha önceleri sivil bir veteriner okulu açılması için başladığı çalışmalarına "Vasıta-i Servet" adlı dergisindeki yazıları ile devam etmektedir. Bu arada kendisi, Nafia Nezareti (Bayındırlık Bakanlığı)'ne bağlı Umuru Baytariye Müfettişi Umumiliğine atanır. Sığır Vebasının yaptığı zararları ve halkın uğradığı ziyanları bildiren bir rapor hazırlayarak Bakanlığa sunar. Rapor müzakere ve kabul edilerek bir komisyon kurulur.Komisyon; yurtta yalnız sekiz ilde veteriner hekim bulunduğunu, ülke gereksinimini karşılayacak sayıda veteriner hekim yetiştirebilmek için Mülkiye Tıp Okulunda bir sınıf açılmasını, öğrenimin dört yıl süreli olmasını, son iki sınıfın yeni açılacak olan Halkalı Ziraat Okulunda okutulmasını ve her sıınıfa 40 öğrenci alınmasını kararlaştırır. Bu okulun ilk iki sıınıfı, o zaman Ahırkapı semtindeki Sivil Tıp Okulunda gündüzlü olarak okuyacak, son iki sınıf ise, Halkalı'da yatılı öğrenim görecektir.

Bu okulun ilk sınıfında öğrencilere; Tıbbi Fizik, Tıbbi Kimya, Jeoloji ve Mineraloji, Anatomi, 2. sınıfında; Botanik, Organik Kimya ve Farmasi, Zooloji, Anatomi ve Fizyoloji, 3. sınııfında; Hijyen, Sığıır Eşkali, Terapi ve Materya Medika, Salgınlar ve Klinik, 4. sınıfında ise; Salgınlar, Sağlık Zabıtası ve Adli Tıp, Et Muayenesi, Aşı ve Serum, Doğum Bilgisi ve Klinik Derslerinin okutulmasıına karar verilmiştir.

Maarif Nezaretine bağlı olarak, 1889 yılında Ahırkapı'daki Mülkiye Tıp Okulunda ilk Sivil Veteriner Okulu hizmete girer. İlk iki yıl burada okuyan öğrenciler, 3.ve 4. sınıfları okumak üzere 1891 yılında Halkalı'da yeni yapılmış Ziraat Okuluna yatılı olarak gönderilirler. Sivil Veteriner Okulu kurmak için özverili büyük çabalar sarfeden Mehmet Ali Bey'de 1892 yılında Halkalı Baytar ve Ziraat Okuluna müdür olarak atanır. Bu arada Fransa'dan Martel adlı bir veteriner hekim klinik dersleri vermek üzere İstanbul'a getirtilir. Sivil Veteriner Okulu ilk mezunlarını 1893 yılında verir. Bunların arasında, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy'da bulunmaktadır.

Başta ulaşım olmak üzere birçok güçlükler gözönüne alınarak 1894 yılında, Sivil Tııp Okulunda öğretim gören Sivil Veteriner Okulu 1. ve 2. sınıflarla, Halkalı'daki 3. ve 4. sınıflar birleştirlerek yatılı olmak üzere "Mülkiye Baytar Mekteb-i Alisi" kurulur. Okulun müdürü yine Mehmet Ali Bey'dir. Ancak 1897 yılında Mehmet Ali Bey'in İttihat ve Terakki Cemiyetine girdiği haber verilince kendisi Yemen'e sürgüne gönderilir. Ondan sonra okul müdürlüğünü sırasıyla; Zaim Bey, Adil Bey ve Mehmet Nuri Bey yürütmüştür. Mehmet Ali Bey Meşrutiyetin ilanıından sonra görevine tekrar iade edilecektir. Okul birçok kez, bina değiştirir. Sonunda 1901 yılında Sultanahmet semtinde bir konak satın alınarak gerekli değişiklikler yapılır ve okul buraya taşınır. Bir süre sonra, Bakteriyolojihane-i Osmani'nin ikiye ayrılmasından oluşan Bakteriyolojihane-i Baytari kısmı da 1902 yılında bu binanın üst katına taşınır. Yine 1909 yılında Avrupa'ya ihtisas yapmaları için, sivil veteriner hekimler gönderilir. Bunlar 1911 yılında ihtisaslarını tamamlayarak yurda geri dönerler ve okuldaki öğretim kadrosunu tamamlarlar.

Balkan Savaşı sırasında bir yangın tehlikesi atlatan okul, 1920 yılıında ise, bir daha kullanılamayacak derecede yanar. Bu olay üzerine sivil ve askeri veteriner okullarıının hocaları bir toplantı yaparak, iki okulun birleştirilmesi olanakları üzerinde dururlar. Birleşmeyi sağlamak için resmi bir komisyon kurulur ve iki okulun "Baytar Mekteb-i Alisi" adı altında birleştirilmesine ve öğretimin 1909 yılından beri Askeri Veteriner Okulunun bulunduğu Selimiye'deki binalarda yapılmasına karara verilir. Birleşme okulun öğretim kadrosunu da çok güçlendirir. Okulun adı 1928 yılında "Yüksek Baytar Mektebi" olarak değiştirilir.

Yeni kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti'nde, veteriner hekimlerin ve ziraatçilerin tarım ve hayvancılık politikaları üzerine olabilecek önemli etkileri gözönüne alınarak, bu meslek gruplarına çok daha modern ve çağdaş bir eğitim verilmesi koşulları üzerinde durulmuştur. Bu amaçla, başkent Ankara'da Ziraat Vekaletine bağlı olarak; "Tabii İlimler, Ziraat, Baytar, Ziraat Sanatları ve Orman" fakültelerini bünyesinde barındıracak "Yüksek Ziraat Enstitüsü (YZE)" nün kuruluş çalışmalarıına başlanır. Bu arada, İstanbul'daki Yüksek Baytar Mektebi de kapatılır ve hocalar, öğrenciler, ders araç gereçleri ve hatta okulun tüm eşyaları Ankara'ya, YZE bünyesinde yer alan "Baytar Fakültesi" ne nakledilir. Bu çalışmalar, 1933 yılında sonuçlanır ve YZE, dönemin Başbakanı İsmet İnönü tarafından 30 Ekim günü büyük bir törenle hizmete açılır.

YZE gerçekten de batıdaki benzeri öğrenim yapan kurumlar kadar mükemmel tesislere sahiptir. Ayrıca, bütün önemli dersler için, Almanya'dan profesörler getirtilir. Görüldüğü gibi veteriner hekimliği öğretimi; 1842 yılında İstanbul'da bir tek oda içinde bir tek hoca ile ve askeri amaçlı olarak başlamış, zaman içerisinde ordu kadar halkın da bu meslek grubuna olan büyük gereksinimi farkedilerek, sivil veteriner hekim yetiştiren okul da hizmete girmiştir. Bir çok binalarda uzun yıllar, çok güç koşullar altında eğitim-öğretim hizmetleri veren bu okullar, bir çatı altında toplandıktan 13 yıl sonra, yani 1933 yılında, YZE bünyesindeki "Baytar Fakültesi"ne taşınarak, Türkiye'nin tek veteriner hekim yetiştiren kurumu olarak gelişimini Ankara'da sürdürmeye başlar.

Dil Devriminin sonucu olarak 1937 yılı haziran ayında "Baytar" deyimi terkedilerek "Veteriner Hekim" kabul edilmiş ve bunun bir sonucu olarak da "Baytar Fakültesi"nin adı "Veteriner Fakültesi" olarak değiştirilmiştir. Veteriner Fakültesinde eğitim-öğretim süresi 15 Temmuz 1939 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, 4 yıldan 5 yıla çıkarılmıştır. YZE yerine, Ankara Üniversitesi'nin 1946 yılında ve 4936 sayılı "İlk Üniversiteler Kanunu" ile kurulmasından hemen sonra, 30 Haziran tarih ve 5234 sayılı kanun ile Ankara'da bulunan birçok fakülte ve yüksekokul gibi Veteriner Fakültesi de Ankara Üniversitesi'ne bağlanır. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesinde bulunan ve enstitüler şeklinde kurulmuş olan bölümler, 1952 yılında kürsüler haline dönüştürülür.

İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesinin Kuruluşu
İkinci Dünya Savaşını izleyen yıllardaki hızlı nüfus artıışı, besin maddelerine olan geresinimi de arttırmış ve buna paralel olarak hayvancılık sektörü ve veteriner hekimlik mesleği daha da önem kazanmaya başlamıştır. Veteriner Hekim sayısındaki yetersizlik nedeniyle, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi 1950 yılından sonra, Türkiyenin veteriner hekim gereksinimini karşılayabilmek için, kapasitesinin üzerinde öğrenci almaya başlar. Artık yurdumuz, yeni Veteriner Fakültelerine gereksinim duymaktadır.

Bunun üzerine, Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi; 22.10.1956 tarihli gerekçeli bir yazı ile İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne başvurur. İstanbul Üniversitesi Senatosunun, 15.11.1956 günü yapılan toplantısında konunun incelenmesi için bir komisyonun kurulmasına karar verilir. Bu komisyon konu ile ilgili Ziraat vekaleti ve Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nden görüş ister. Bildirilen görüşlerin ışığı altında, komisyonun 25.03.1958 tarihinde hazırladığı raporda; bu yeni Veteriner Fakültesi'nin İstanbul Üniversitesi'ne bağlı olarak İstanbul'da açılmasının uygun bulunduğu bildirilmiştir. Ancak, İstanbul Üniversitesi Senatosunda, Fakültenin kuruluşuna ilişkin herhangi bir karar alınmamıştır. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi'nin girişimlerinden 7 yıl sonra, D. P. T. Müsteşarlığı da 17. 03. 1963 tarihli ve gerekçeli bir yazı ile "İstanbul'da bir Veteriner Fakültesi'nin açılmasının yararlı olacağını" İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne bildirir.

İstanbul Üniversitesi Senatosu da, D. P. T. Müsteşarlığının bu önerilerini incelemiş ve 16.07.1964 günkü toplantısında, Tıp Fakültesi patronajında, ilk hazırlıkları yapılmak üzere kendi bünyesinde bir Veteriner Fakültesi'nin kurulmasına karar vermiş ve bu karar dönemin Milli Eğitim Bakanı Cihat Bilgehan tarafından da 03.06.1965 tarihinde onanmıştır. İstanbul Üniversitesi Senatosu 1968-1969 Eğitim-Öğretim yılında Veteriner Fakültesi'ne öğrenci alınmasını öngörmüş ve Fakülte binalarının inşaasına hemen başlanmasını uygun bulmuştur. Bunun sonucu olarak Yeşilköy Atatürk Havalimanı yakınında 50 dekarlık yer alınmış ve 28.03.1968 günü İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi binalarının temeli dönemin Başbakanı Süleyman Demirel tarafından atılmıştır. Bu sırada ve daha sonra, İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi 'nin işleri Tıp Fakültesi yerine İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yürütülmeye başlanmış ve Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Profesörler Kurulu, Prof. Dr. Satı Baran'ın yeni açılacak Fakülte ile ilgili çalışmaları yürütmek üzere bir yıl süre ile İstanbul'da görevlendirilmesine karar vermiştir.

Ancak daha önce, İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi binalarına inşaat izni vermiş olan Bayındırlık Bakanlığı, Yeşilköy Atatürk Havalimanının 1980 yılı için öngörülen genişleme alanına çok yakın olan Fakülte binalarında eğitim-öğretim yapılamayacağını ileri sürerek inşaatı 1971 yılında durdurur. D.P.T. Müsteşarlığı da yapılacak olan ikinci piste engel olabileceği görüşünü benimseyince, inşaat çalışmalarına tümüyle son verilir.

Bu olaydan sonra, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü, Üniversitenin gelecekteki gelişim bölgesi olarak öngörülen Avcılar semtinde, Veteriner Fakültesi binalarının yapımına karar verir. Sonuçta, İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi binalarıının temeli, ikinci kez; 25.08.1972 günü dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından atılır. Bu törene; Prof. Dr. Muzaffer Beşe, Prof. Dr. Satı Baran, Prof. Dr. B. Cahit Yalçın ve Doç. Dr. Servet Şenel Fakülteyi temsilen katılırlar.

Hayvancılık sektöründeki gelişmeler ve özellikle Tarıım Bakanlığındaki Veteriner Hekim açığı, İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesinin bir an önce öğrenime başlaması yolundaki çalışmaları güçlendirir. Dönemin Tarım Bakanlığı Müsteşarı İzzet Baykal; Veteriner Fakültesi'ne Avcılar'a yakıınlığı nedeniyle Halkalı Ziraat Okulu'nun tahsis olanaklarını araştırmış ancak, Tarım Bakanı Prof. Dr. Orhan Dikmen bunun mümkün olamayacağını bildirmiştir. Bu kez Selimiye'deki Hayvan Sağlığı Meslek Okulu'nda yer bulunabileceği saptanmış ve bu konuda olumlu rapor verilince, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü ile Tarım Bakanlığı arasında bir protokol imzalanmıştır. Bu protokole göre; 04.07.1972 tarihinden başlamak üzere geçici olarak on yıl süre ile, Selimiye'deki Hayvan Sağlığı Meslek Okulu; İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesine tahsis edilmiştir.

Selimiye Dönemi (1972-1987)
İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesinin 1972-1973 Eğitim-Öğretim yılında 30 öğrenciyle, Selimiye'de Mülkiye Baytar Mekteb-i Alisi'nin bulunduğu yerde Tarım Bakanlığına bağlı Hayvan Sağlığı Meslek Okulu'nda geçici bir süre için de olsa eğitim-öğretime başlaması mesleki çevrelerde sevinçle karşılanmış ve adeta bir "yuvaya dönüş" olarak nitelendirilmiştir. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Profesörler Kurulu, yaptığı toplantıda, İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi ile ilgili çalışmaları yürütmek üzere Prof. Dr. Muzaffer Beşe ve Prof. Dr. B. Cahit Yalçın'a görev verir. Bu iki Öğretim Üyesi, Ord. Prof. Dr. Üveis Maskar başkanlığında oluşturulan komisyonlarda çalışmalar yaparak; İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Kürsüleri ve Teşkilat kadrolarını saptarlar, lisans ve öğretim yönetmeliği üzerinde çalışmalar yaparlar.

Yeni kurulan bir fakültenin faaliyete geçebilmesi için, 1750 sayılı Üniversiteler Kanununun 44. maddesi uyarınca en az yedi öğretim üyesinin görevlendirilmesi gerektiğinden, İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesinin faaliyete geçebilmesi için şu öğretim üyeleri görevlendirilir; Prof. Dr. Muzaffer Beşe, Prof. Dr. B. Cahit Yalçın, Doç. Dr. Akın Finci, Doç. Dr. Kemal Ozan, Doç. Dr. Adnan Özkoca, Doç. Dr. Turan İnal ile Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesince iki yıllığına İstanbul'da görevlendirilen Prof. Dr. Turgut Özgüden ve Doç. Dr. Celalettin Akkayan.

Dönemin İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.Nazım Terzioğlu başkanlığında 11.01.1974 günü yapılan İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Fakülte Kurulu ilk toplantısında Prof. Dr. Muzaffer Beşe Dekanlığa seçilir. Prof. Dr. Muzaffer Beşe'nin ardından 07.01.1980 tarihinde Dekanlığa Prof. Dr. Kemal Ozan ve 01.11.1982 tarihinde de Dekanlığa Prof. Dr. B. Cahit Yalçın atanır.

Hayvan Sağlık Memurları Meslek Lisesinin, kullanılmayan ve ihtiyaç fazlası olan bölümleri ile yine bu binaya bitişik olan "Brusella Mücadele Merkezi" de tamamen boşaltılır ve bu merkez 1976 yılından itibaren "Dekanlık" binası olarak kullanılmaya başlanır.

Gerçekten de sınırlı ve çekirdek bir akademik kadro ile eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetlerine 1972 yılında başlayan İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi, her geçen yıl akademik kadrolarındaki sayıca artış ile güç kazanacaktır.

İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesinde eğitim-öğretim ve araştırma hizmetleri başlangıçta 16 Kürsüde görev yapan 17 Öğretim Üyesi ve üç Asistan ile sürdürülür. Fakülte kadrolarındaki artış 1976 yılında da devam eder. Bu yıl içerisinde fakültede görev alan Asistan sayısı 15'e yükselirken kadrolu 7 Profesör ve 3 Doçent bulunmaktadır. Bir yıl sonra, Kürsü sayıısı 17'ye, Asistan sayısı 24' e yükselir. O yıl Fakültede kadrolu 11 Profesör, 2 Doçent ve 2 Uzman görev yapmaktadır. Fakülte 1981 yılına ulaştığında artık akademik kadroların iyice zenginleştiği dikkati çeker. O yıl Fakültede 15 Profesör, 5 Doçent, 18 Dr. Asistan, 17 Asistan ve 4 Uzman görev yapmaktadır.Ayrıca, İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyelerinden 4'ü yeni kurulmakta olan Bursa Üniversitesi Veteriner Fakültesinde öğretim hizmetlerini üstlenirler. İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesinin kuruluşundan o güne değin geçen 10 yıllık süre içerisinde 10 kişi Profesörlüğe, 12 kişi Doçentliğe yükselmiş ve 17 Asistan Doktoralarını başarııyla tamamlamıştır. İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Selimiye Döneminde toplam 51 kişi Doktor ünvanı almayı başarmıştır.

İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi ise, 1975 yılından başlamak üzere yayınlanmaya başlar. Her geçen yıl daha fazla makalenin yer aldığı dergide, Veteriner Fakültesi Selimiye Döneminde 195 adet makale yayınlanır.

Fakülteye ilk olarak 1972-73 Eğitim-Öğretim Yılında 30 öğrenci kabul edilmiştir. İlk yıl FKB derslerini İ.Ü. Fen ve Kimya Fakülteleri ile Yabancı Diller Yüksek Okulu'nda tamamlayan öğrenciler, ikinci sınıftan itibaren Selimiye'deki Fakülte binalarında eğitim-öğretime devam ederler. Ancak bu arada, bu öğrencilerin 10 tanesi yıl içerisinde okulu bırakır. Fakülteye daha sonraki yıllarda her yıl artan miktarlarda öğrenci kabul edilir.

Fakülteye kayıt yaptıran öğrenci sayısı 1973-74 Eğitim-Öğretim yılında 54'den, 1977-78 Eğitim-Öğretim yılında 70 öğrenciye yükselir.Ayrıca, Fakülteye 1976-77 Eğitim-Öğretim yılından başlayarak yabancı uyruklu öğrenciler de alınır.Yıllar geçtikçe, okulu bırakan öğrenci sayısı gittikçe azalır. Bu durum; fakültenin akademik yapısının her yıl biraz daha güçlenmesi ama ondan da öte, yeni kurulmuş bir fakültenin güçlüklerinin artık iyice aşılmaya başlanması ve mesleğin toplumdaki öneminin giderek daha iyi anlaşılması ile izah edilebilir. Fakülteye 1978 ile 1981 yılları arasında her yıl 77 öğrenci kayıt yaptırır. Bu sayı, 1981-82 Eğitim-Öğretim yılında 89'a yükselir.

YÖK tarafından önerilen ve 1982-83 Eğitim-Öğretim Yılından itibaren uygulamaya konulan fakülte öğrenci kontenjanlarındaki artış nedeniyle, İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'ne de her geçen yıl daha fazla öğrenci kayıt yaptırmaya başlar. Öğrenci kontenjanları 1982-83 Eğitim-Öğretim yılında 158'den, 1986-87 Eğitim-Öğretim yılında 212 öğrenciye kadar yükseltilir. Yükselen öğrenci kontenjanları nedeniyle, Selimiye'deki Hayvan Sağlığı Meslek Yüksek Okulu binaları, Veteriner Fakültesi için artık yetersizdir. Fakülte, en kısa zamanda İ.Ü. Avcılar Kampusu içerisinde yer alan binalarına taşınmak zorundadır.

İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi, ilk mezunlarını 1977 yılında ve 16 kişi olarak verir. İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesinden Selimiye'deki 1977-1987 yılları arasında toplam 1100 Veteriner Hekim mezun olur.

Selimiye'deki Tarım-Orman ve Köyişleri Bakanlığına bağlı Hayvan Sağlığı Meslek Lisesi binaları artık bünyesinde bir fakülteyi barındıramamaktadır. Bir yandan da Bakanlık yetkilileri, bu binalara gereksinim duyduklarını belirterek, meslek lisesi öğrencileri için bu binaların Veteriner fakültesinden en kısa zamanda tahliyesini isterler. Ancak, Avcılar Kampusundeki Veteriner Fakültesi binalarının inşaası devam ettiğinden Bakanlık yetkililerinden Dekanlık ek süre ister. Bu zor dönemde, YÖK ve İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü 1986 mali yılında Avcılar Kampusu için ayrılan ödeneğin tamamının Veteriner Fakültesi binaları için harcanmasını kabul eder. İnşaatlar süratle bitirilir ve 1987 yılının ilk aylarında bir çok Bilim Dalı taşınma hazırlıklarına başlar. Veteriner Fakültesine ait araçlarla, haftanın belirli günlerinde, çeşitli Bilim Dalları ve Fakülteye ait diğer eşya ve aletler, Avcılar Kampusune taşınır. Sonuçta; 1986-1987 Eğitim-Öğretim Yılı Yarıyıl tatilinde Veteriner Fakültesi Avcılar Kampusundeki binalarını teslim alarak tümü ile buraya yerleşir.