Uygarca Yaşam

Köpek eğitilmelidir. Eğitim insanlar arasında uygarca yaşamanın bütün kurallarını köpeğe öğretmek anlamına gelir. Bunlar, evi kirletmemek, ancak gerekli durumlarda havlamak, tasma ve kayışa alışmak, saatlerce yalnız kalabilmek, eve gelen ziyaretçilerin üzerine sıçramamak, onlara hırlamamak, mobilyaların üzerine çıkmamak, verilen emirlere itaat etmek gibi kurallardır. Başarılı bir eğitimin temelini tekrar oluşturur. Bu nokta unutulmamalıdır.

Genç bir köpeğin eğitiminde iki önemli unsurun akılda tutulması gerekir. Bunlar ödüllendirme ve cezalandırmadır. Birincisi, okşama, övgü ifade eden bir söz ya da bir bisküvi olabilir. Cezalandırma ise sert bir ses tonuyla azarlama ya da bükülmüş bir gazete kağıdı ile sırta vurulan bir darbe olabilir.

Köpek eğitiminin temel kuralı, cezanın, köpek hata yaptıktan kısa bir süre sonra verilmesidir. Köpek asla hata yaptıktan uzun süre sonra cezalandırılmamalıdır, çünkü bu durumda neden cezalandırıldığını anlamayacak ve efendisinin elinden korkmaya başlayacaktır.

Köpek itaat etmeyi sever, itaat etmesi gerekiyorsa, bunu yapmak ister ve efendisinin emrini yerine getirdiği için memnun olur. Bazı köpeklerin zor ve inatçı bir mizaca sahip olduğu doğrudur, ancak böylesine nadiren rastlanır.

Köpekler insanlarla çok iyi anlaşırlar, ancak bu durum öteki hayvanlarla ilişkilerinde her zaman geçerli değildir. Bebeklik döneminden başlayarak ısırıcı olan, atlara, kazlara ve kurmalı oyuncaklara nefret duyan köpekler vardır. Bu nedenle köpeği küçük yaşta eğitmek, öteki hayvanlarla temasını sağlamak ve tehdit edici bir davranış sergilediği zaman onu ense derisinden kavrayıp azarlamak sonra sakinleşene kadar okşamak, gerekir. Yetişkin bir köpeği saldırganlıktan vazgeçmeye ikna etmek, karakteri artık gelişmiş olduğu için, daha zordur.

Bütün köpekler eğitilseler idi, köpek sahipleri bu kadar çok yasağa maruz kalmazlardı. Mağazalarda ya da arkadaş evlerinde bir köpeğin varlığı kuşku ve güvensizlikle karşılanır. Köpeğin yaptığı hata genellikle ona nasıl davranması gerektiğini öğretmeyen efendisine aittir. Örneğin, İngiltere'de köpekler genellikle iyi eğitilirler. Bazı İngiliz kulüplerine çocukların girmesine izin verilmezken, köpeklerin girmesine izin verilir.

Köpek eve girdiği andan itibaren eğitim başlar. Unutulmamalı ki, köpek sokağı değil de evi kirlettiği için kıvrılmış bir gazete kağıdı ile cezalandırıldığını ancak doğumundan üç ay sonra anlamaya başlayacaktır. Köpeği yemeğini yedikten sonra dışarı çıkararak bu konuda uygar davranmaya alıştırmak gerekir.

Köpek bir kez temel eğitimi özümleyince, kendisine verilen dersleri bir daha unutmaz ve bütün hayatı boyunca aldığı eğitime uygun biçimde davranır. Doğal olarak, doğuştan iyi huylu köpekler vardır. Bunlar kolayca eğitilebilirler. Öte yandan, ancak uzun süreli ve ısrarlı bir eğitimden sonra itaat etmeyi öğrenebilen köpekler de vardır.